Alaçatı butik otelleri, Alaçatı butik otel, Alacati butik hotel - Neredekal.com
Neredekal.com destek@neredekal.com
Üye Girişi
E-Posta:
Şifre:
Tesis Girişi Tesis Üyeliği

Alaçatı

Alaçatı butik otelleri hakkında tavsiye detaylı bilgi en güzel the boutique hotels of Alaçatı butik otel tatil ücretleri fiyatları havuz sahil en temiz deniz Alacati

Alaçatı

Antik Çağda adı "Agrilia" olan Alaçatı, Batı Anadolu tarihinde "İonia" diye adlandırılan, İzmir'in güneyinden başlayıp Menderes Irmağına kadar uzanan bölgenin tam merkezinde yer alır. Heredot Tarihi'nin birinci kitabında İonia hakkında şöyle yazar: "İonlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır.

Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar İonia ile bir tutulabilir, hatta ne doğusu, ne batısı; kimisi soğuk ve ıslak, kimisi sıcak ve kurak olur." İon kentleri Akdeniz'deki kolonilerin de kurulmaya başlamasıyla M.Ö.7. yüzyılda altın çağlarını yaşamışlardır. Bu dönemde 12 şehirden oluşan İon Birliği özellikle bilim, felsefe, heykeltıraşlık ve mimaride dünyaya yol göstermiştir. Sonraları Roma döneminde de parlak günler devam etmiş, Hristiyanlığın yayılmasında ve Bizans sanatının doğuşunda etken olmuşlardır.

Erken Osmanlı tarihinde Alaçatı'ya kaynaklarda bir "Yaya-Müsellem" köyü olarak rastlıyoruz; yani fetihlerin genişlemesiyle, fethedilen yerlere iskanlarla nüfus ve asker sayısı artınca 1361 de kurulan ordu teşkilatının bir parçası : "Yaya" (piyade) ve "Müsellem" (süvari) köyü, beldeye adını da işte bu yıllarda yerleşen "Alacaat Aşireti"nden alıyor. 1830’larda Bölgenin ayanı Hacı Memiş Ağa - ki bugün adı Alaçatı'nın bir mahallesinde yaşamaktadır- depremlerle sarsılan Sakız Adası’nda yoksullaşan Rum nüfusu çeşitli işlerde çalışmak üzere bölgeye davet eder. Böylece yalnız Alaçatı değil, Çeşme, Karaburun ve Urla'nın da kaderi değişmeye başlar. Yerli nüfus harpte savaşırken, Rum gençleri bağlarda, zeytinliklerde yardımcı olmaya başlarlar.

Bu arada güneyi bataklık olan Alacaat köyünde halk sıtmayla da savaşmaktadır. Bataklığı kurutmak üzere Alaçatı Limanı’na bir kanal açılmasına karar verilir. Kanal inşaatında çalışmak üzere gelen Rum işçilere büyük toprak sahibi Türkler tarlalarını "imar" edip işlemeleri koşulu ile verirler. Yeni köy de denizden birkaç kilometre içeride kurulur. Bugün Alaçatı'nın birer birer restore edilmekte olan taş evlerinin çoğu 1850- 1890 yılları arasında inşa edilmiştir.

19. yüzyıl sonunda artık "Alatzata" köyü (Rumlar Alacaat’ı, Alaztata yapmışlardır) özellikle bağları ve şarabı ile önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Çoğu Rum olan nüfus 12.000’e ulaşmıştır. 1873 te Alaçatı'da Belediye Teşkilatı kurulmuştur.

1912 Balkan Savaşıyla Alaçatı'nın kaderi bir kez daha değişir. Balkanlardan kaçan göçmenlerin gelmesiyle Rumlar arasında panik ve göç başlar. 1919’da İzmir'in işgaliyle birlikte, Alaçatı'ya göçmüş olan Balkan göçmenleri bu sefer de Anadolu'nun içlerine doğru göçmeye başlarlar. Bu süreç Kurtuluş Savaşı’nın bitiminde Alaçatı'ya tekrar dönmeleriyle sonlanır.

Bu arada 30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan'da mübadele anlaşması imzalanır. Dünyada ilk ve son kez yapılan bu uygulama ile 2 milyon insan yerinden yurdundan olur. Bu anlaşma uyarınca İstanbul'daki Ortodoks Rumlar ile Batı Trakya'daki Müslümanlar hariç Yunanistan'da yerleşik Müslümanlar Türkiye'ye, Türkiye'de yerleşik Ortodoks Rumlar da Yunanistan'a gönderilir.

Böylece Balkan Savaşı yıllarında Alaçatı'ya Kosova 'dan ve Bosna'dan gelen Arnavut ve Boşnak göçmenlere Selanik (Karaferya'lılar), Kavala (Kınalı ve Karacaova'lılar), Girit ve İstanköy'den gelen mübadiller de eklenir ve Alaçatı nüfusu 10 yıl gibi kısa bir sürede tamamen değişmiş olur.

Alaçatı Rumlar zamanında bağcılık ve şarapçılık ile tarihinin parlak bir dönemini yaşadı. Mübadele sonrası ise Alaçatı’nın zorlu yılları başladı. Balkanlar’dan gelen Müslüman Türkler bağcılık ve zeytincilik bilmezlerdi. Böylece Alaçatı’daki bağlar sökülüp yerine Selanik göçmenleri tütün diktiler; Kosova ve Bosna göçmenleri ise bildikleri iş olan hayvancılığa başladı. Ancak iklim ne tütün, ne de hayvancılık için uygun değildi. Binbir eziyetle yetiştirilen tütünden Alaçatı’ya gelen para ancak karın doyurmaya yetiyordu.

Alaçatı ve Turizm

1990’larda ilk rüzgar sörfü tutkunları geldi limana. 2000’li yıllarda da taş ev meraklıları. 2001 yılında ilk küçük otel açıldı. Yalnızca 3-4 yıl içinde Alaçatı Türkiye’nin en gözde tatil yörelerinden biri haline geldi.

Bozulmadan korunmuş, neredeyse en genci 100 yaşında olan taş evler birer birer onarıldı; küçük oteller ve restoranlar açıldı. Alaçatı’da Türkiye’nin en güzel küçük otellerinde konaklayabilir, restoranlarında en güzel yemeklerini yiyebilirsiniz. Alaçatı kentsel sit alanı ilan edildi. Beldede binalar aynen korunmak zorunda ve geleneksel mimariye uygun olmayan, çok katlı yeni bina yapılması artık mümkün değil.

Alaçatı artık dünyanın en önemli rüzgar sörfü merkezlerinden birisidir. Birçok uluslararası yarışma beldede yapılır. Alaçatı sahilleri Akdeniz’in en temiz denizlerine, en güzel plajlarına sahiptir. Beldede sabahlara kadar yüksek sesli müzik yayını yapılmasına, bar veya diskotek açılmasına izin verilmiyor. Kahvelerinde plastik sandalye göremezsiniz. Sokaklar hala parke taşıyla kaplıdır. Alaçatı sokaklarında yazın klasik müzik dinletilerine rastlarsınız.

Rüzgar Sörfü Cenneti

Merkeze 4 km. uzaklıkta, Alaçatı yat limanının yanında, enlemesine 500 m. ve boylamasına 330 m. sığ alanı bulunmaktadır. Dolayısıyla hiç yüzme bilmeyenler için dahi, bu kadar büyük alan, windsurf öğrenmek için ilk aşamada yeterlidir. Rüzgar sörfü klüplerinin yer aldığı Yumru Koy’un kıyıdan kıyıya uzaklığı 1900 metredir. Doğu kıyısının dağ olması, açık deniz korkusunu ortadan kaldırmaktadır. Alanın üç bir tarafı kara ile çevrilidir ve sadece güney kısmı açıktır. Bu nedenle oldukça güvenlidir. Bu koyda rüzgar sörfünün yanısıra, kite sörf de yapılmaktadır.

Alaçatı’nın Arnavut kaldırımı taşı ile kaplı dar sokaklarını iki ya da tek katlı taş evler gölgeler. İşte bu tarihi mimari doku beldenin sahip olduğu en önemli ekonomik değerdir.

Alaçatı evlerinde alt kat duvarları, birinci kat duvarlarına göre daha kalın işlenmiştir. Duvar yapımında çimento yerine kullanılan harç (içinde toprak, kireç, saman, yumurta akı vs. olan), evlerin kışın sıcak, yazın soğuk kalmasını sağlar. Bazı evlerin tamamında taş, bazılarının ise alt katında taş, üst katında tuğla ya da ahşap kullanmıştır.

Sıvayla korunmuş eski Alaçatı evleri açık renk kireç badana ile boyanmıştır. Bunlar beyaz ve oksit sarı tonlarıdır. Kapı ve pencere kenarları bir çok evde çivit mavi kullanılarak çerçevelendirilmiştir. Pembe, yeşil, mavi, kırmızı gibi renkler Alaçatı kültüründe yoktur.

İç bahçesi (avlu) olan evlerin 2- 4 metre yükseliğindeki bahçe duvarlarının kalınlığı 50 cm.dir. Evlerin pencereleri düz veya kemerli olarak yapılıp, dik ve uzundur. Yatay ve geniş pencereler kullanılmazlar. Depreme dayanıklı olması için kapı ve pencereler bina köşelerinden en az 1 metre uzaklıkta yer alır. Genelde kalın duvarlar güneş ışığının pencere boşluğundan odaya yayılmasını engeller. Bu nedenle pencerelerin bina içine bakan boşlukları genişletilerek ışığın daha bol girmesi sağlanır.

Kapı ve pencere kepenkleri binayı süsleyen en önemli unsurlardır. Bu nedenle, ahşap veya demir dışında malzeme kullanılmamaktadır. Alaçatı evlerinde alaturka kiremit kullanılmıştır. Çatı köşe süslemeleri “kartal kanadı” denilen, iki oluklu kiremit kullanılarak yapılır. Alaçatı evlerinde zemin döşemeleri ahşap, kayrak taşı, doğal renkli ve klasik desenli karo plakalarla kaplanmıştır. Tamamen ahşap yapılan kat arası döşemelerde, kalın taşıyıcılar dikdörtgen veya yuvarlak formda yerleştirildikten sonra döşeme altı atkılar atılır ve döşeme tahtası çakılır. Eski zamanlarda Alaçatı evlerinin alt katları tütün depolamak veya hayvan barındırmak için; üst katları ise yaşam alanı olarak kullanılmıştır.

Alaçatı, İzmir şehir merkezine yaklaşık 70 km. uzaklıkta, Adnan Menderes Havaalanı’na ise 90 km. uzaklıktadır. Şehirden ve havaalanından Alaçatı’ya ulaşım Çeşme otobanı üzerinden yaklaşık yarım saat sürmektedir.

Alaçatı Otelleri

Alaçatı Bölgesinin En Özel Butik Otelleri

  Tesis Adı Lokasyon Tesis Türü  
Padma Hotel
Zeytin Konak Hotel
Alahan Butik Otel
Alaçatı Hotel Tur 58
Radika Otel
Sedirli Ev
Tash Mekan
Sardunaki Konak Otel
Sakızlı Han
Tash Mahal Otel
Seven Rooms Butik Hotel
Alaçat Kırevi
Beyazhan Otel
Alaçatı Veriahan Butik Otel
Cadde 75 Otel
İncirliev Otel
Alaçatı Taş Otel
Alaçatı Villa Fora
Değirmen Otel
Alesta Boutique Hotel
Adaçatı Konukevi
Alaçatı Siesta Otel
Alaçatı Otel
Neredekal.com, Alaçatı otelleri, Alaçatı butik otelleri, Alaçatı pansiyonları, Alaçatı apart otelleri, Alaçatı hotelleri ve Alaçatı motelleri hakkında bilgi vermek üzere hazırlanmış bir Alaçatı tatil rehberidir. Neredekal.com ekibi sizlerin Alaçatı tatil ve konaklama programınızı yapmanıza yardımcı olmak için en titiz şekilde çalışmaktadır.

Türkiye'de son zamanlarda butik mantıkta işletilen butik otellere, pansiyonlara, apart otellere yoğun ilgi olmaktadır.

Bilgi Bandı

Pansiyonlar

: Pansiyon Nedir? Pansiyon Ne Demek? Pansiyonlar konaklama tesisi için özel planlanarak inşa edilen ve kurumsal olarak işletilen konaklama tesisleridir. Pansiyon (ingilizce pension) küçük oteller için kullanılan bir terimdir. Bazı derecelendirme sistemlerine göre bir tesisin otel olarak adlandırılabilmesi için bazı şartlar gerektirir, bu şartlar o tesiste yoksa butik otel, apart otel veya otel değil o yere pansiyon denir. Neredekal.com siz ziyaretçilerimize ve turistlere, pansiyonlar ve ücretleri hakkında bilgi sunar.
Anasayfa | Bize Ulaşın | Üyelik Avantajları | Yasal Uyarı | Yorumlar | Pansiyonlar | Oteller | Apart Oteller | Butik Oteller | Tatil Blog
© 2008 - Neredekal.com - Türkiye'nin tatil, konaklama, butik otel, apart oteller, pansiyonlar, küçük otel ve butik otel rezervasyon rehberi.
Copyright © 2008 - Neredekal.com
ingilizanahtari iphone forum